Arşiv Sayfasın Geri Dön


"...Çınarsı varoluşlar..."
"...Çınarsı varoluşlar..."




Dışarda  fırtına  var.  Kalan  yapraklarıda  dökme  peşinde. En  çok  yaşayan  çınar  en  çok  döküyor  yapraklarını.  Kalan üç beş  yaprak  sanki  ölümüne  direniyor  fırtınaya  kopmuyor  yerinden. " ama  nafile  kopacak".  Güz  bunu  ister  ve  istediğinide  yapar  eninde  sonunda  yapar.  ilginç  mevsimdir güz mevsimi  yokoluslar  bu  zamana  denk  gelir.  Bu  hayatta  kalma  mücadelesidir.  çünkü  gün ışığı azalmıstır güneşten beslenemez  ıstamaz  artık  yapraklarını  bir  nevi  içine kapanmaya  zorlar  kendini  tefekkürdür  en  alasından  ve  sıyrılışlar yaşanır  bu  mevsimde.

Ha  deyince  binemeyiz  demir  atımıza. Yaramayız  rüzgarı  her  canımız  istediğinde  ve  kıramayız bukağıları.  Mutlak  sevdalar  yasanmıştır  geçen  mevsimde  hercai  menekşe  misali  olanlara  inat.  Sonbaharla  birlikte  tatlı  bir  anı  olarak  kalacaktır  bu  sevdalar. Birde  mevsimlik  bu  hercai  yaşanmışlıklara  nazire  edercesine  çınarımsı  sevdalar  ekilmiştir  gönüllere.  işte  bunlar  belki  yaprak  dökeceklerdir  belki  fırtınalar  geçireceklerdir. Fakat bir  dahaki  bahar  canlanıslarında  daha  gür  ve  dahada  serpilmiş  olacaklardır.

En  güzel  sevdalarımızı  motor  sırtında  yasadık.  en  güzel  türkülerimizi  onun  sırtında  söyledik.  Bize  eşlik  etti  motor  tokluğunda  çıkardığı  demirsi  seslerle.  Flarmoni  orkestralarının  ahengindense.  Rüzgarın  uğultusu  motorun  homurtusu  daha güzel geldi. Düştüğümüz  yollar  bizi  bize  taşıdı  Kendimize  ulaşmaktı  derdimiz  derken  baktık son  yaprak  düşmek  üzere  yere.  Anladık  daha  zorlu  olacak.  Kışın  habercisi  sonbahar  çaldığında  kapıyı.

Bazılarımız  caymayacak  sevdalarından  kuşanıp  dik  duracaklar  yağmura  fırtınaya  karşı  ve  asla  söndürmeyecekler  yüreklerindeki  ateşi.  Bende  söndürmeyeceğim.  Donanacağım  en sağlamından  ve  salacağım  kendimi  yollara.  Hep  kuru  olacak  değilya  asfalt  birazda  yaş  olsun. Zaten  hayatta  bazen  yaş  tahtaya  basmak  değilmidir.  Her  özgür  olmanın  bedeli  vardır  "e"  bizde  madem    hürriyete  asığız  yazı  kışı  olmaz  sevdanın  yasayacağız  doyasıya.

Makinemize  atladıkmı  ilk  soluğu  alınca  hırçın bir  deniz  kıyısında.  Aslında  varmak  istediğimiz  denizde  değildir.  duracağımız  yol  sonudur  orası.  Motorcunun  iç  dünyasındaki  durdurulmaz  arzularının  durdurulmasıdır  içten  içe.  Çünkü  biz  birbirimizide  çok severiz.  ayrılmak  istemeyiz  birbirimizden.  Onun  için  gerektiğinde  durmak    dostlarımızdan  ayrılamayacağımızdandır.  Birde  sevda  yüklemişssek  en  karasından  yüreğimize  işte  o  zaman  çok  zorlanırız  nerede  durup  nerde gaz  vermemiz  gerektiğine . Yaz  kış  farketmez    düşeriz  yollara  belki  bir  deli  deniz  durdurur  bizi

Güz  günleri  dar  olur  vakitte  dara  düşer.  Biz  dara  çekiliriz usalanmaz  yürek  yangınları  sararken  dört  yanı.  Bir  düğme  daha  açmak gerekir  bize  hayat  yeleğinden  ve  eksiltiğimiz  bir  gündür  yasam  süremizden.  Varsın  olsun  esarette  yasanmış  bin  gündense  hürriyette  bir  gün  yaşamak  evladır  der  makineye  yol  veririz.  yağmur  çiselemesinde  sağnak  ararken  herşeyi  arkada  birakırız  can  evimizdekiler  istisna.

Demirci  ocağı  harlamasında  güz  fırtınalarında  alevlendiririz.  Tunçtan  sevdalarımızı  eritmek  için.  Atlarız  sırtına  motorumuzun  düşeriz  yollara  yıllara  inat

Güz ne  yapar  bizlere 


akalteke  ©





İstanbul Riders Arşivi