...Dik dur dikine git be oğlum. Zaten iki tekerin eksik. Herkesten bir adım daha yakınsın pelerinli meleğin tırpanına. Yürü tek başına yetmedi bas gaza sür korkanların ve korkakların üstüne. Deli zanların olsun ve deli anların. Kırpıntılı ve hırıltılı yüreklere sal korkuyu. Cürmü kadar od olsa ne yazar. çelik fırınına dönmüş bu yürek. Bir virajdan dönerken. Aldığın hazzı veremiyorsa yar. Koyver gitsin etten kemikten sevdalarını. Bize çelikten ve demirden tutkular yeter. Hız limitlerini zorlarken ufkun gibi kara asfalta bırak. Hara düşsün bu yürek. Baş dara düştüyünce. Şebboy çiçekleri arasında yol yaparken. Bir köyün girişinde akasya çiçeklerinin kokusunda yitir kendini. Yar kokusu diye çek çekebildiğince içine. Düşürme başını önüne eğme. yar olsa ne yazar olmasa ne yazar. sen herşeyde onu gördükten sonra. Ve şehir kusuyorsa seni , sen kurtulmak istiyorsan. Kopar ne varsa seni bağlayan. Herşeye kapa kulaklarını. Duyduğun ses motorunun sesi olsun. Uza uzayabildiğince. Ötelerin ötesinde bul kendini. Herşey bir yana ben bir yana de. Deki bilsin herkes aheste geçen bir ömrün olmadı hiç, Vede asude bir hayat yasamadığın çıksın ortaya. Dökülsün ne varsa sadrında serp sevdalarını samanyolu gibi gökyüzüne. Bad'ı sabah esintisinde çıktığın yol nefretin varsa alsın içinden. Tekerinin her dönüşünde. bir kahbe fak'tan daha kurtul. Cihan yansa ne olur de . Bir tutam otum olmadıktan sonra. Ta uzaklardan belirdiğinde bir ebemkuşağı ancak ozaman var farkına yağan yağmurun. Su gibi sevdalar yaşıyorum de ve gül..... Çektiğinde makinayı yol kenarındaki bir akasya ağacının altına. Hey be bu yaz ne güzel beyaz çiçekleri vardı bu ağacın. vaybe dikenden başka birşey kalmamış birde üçbeş yaprakla birkaç tohumluk meyve dışında harnup gibi sallanan. Diye geçirdiğinde içinden. Ah işte benim sevdamda aynı böyle dikenden başka birşey kalmamış durmadan batan. Fakat her battığında çıkan bir damla kan bir kırmızı gül olur tomur tomur. Şairin şiiri gelir aklına mırıldanırsın farkına varmadan... Kalk. Diril artık Gavur'musun ey yürek Söküp at ruhundaki kiri Arı ölüme bıçak çal Yürü keskinliğin bilgisi gereğince Ak kundaklar aç yepyeni bir güne Bırak şafakların süvarisi sende kanatlansın Çekip al mıhlanmış korkuyu gözlerinden Sende sükun bulsun sersefil yüreklerin sarsıntısı Asya savanlarında kişneyen bir yabani aygırın sesiyle eş tut . Demir atınının marşına basınca çıkan sesi. Zamanın gerisinde harp meydanlarının süvarilerine nazire edercesine. Bin demirden ve ateşten müteşekkül atına Çelik yürekli süvarisi ol yolların. Ve gül kendine yan kaderine bu kadar insan varken sığındığın bir makina. "akalteke" |
|
101 Ziyaretçi, 40 Üye
(1 Gizli)
NoName - GunTurk - berkforce - TeNNiSeR - AtillaPatik - kare_as - BROKER - serseri.motorcu - PLANT - bakela - sipsivri - spaceman - AsPeN - puffer - adasel - mayıs - eksiogluhayabusa - aysetugba - orhan.turan - burgman - okuyucu - berrinn - shostocowitch - scakici_mx - Jumpstart - sky - ÖzgürBulut - flipper - Alexandros - ultrAbora - Brooklyn - riderswife - devrem2 - URFALI - artun - arzu - alpi - PulpFiction - MeteKoldaş