Arşiv Sayfasın Geri Dön


Motosiklet yarışçısı değil, ünlülerin doktoru
Motosiklet yarışçısı değil, ünlülerin doktoru

DİLEK GÜRAY
Hergün Küçükyalı’daki evinden Okmeydanı’nda çalıştığı hastaneye motosikletiyle gelen Doç. Dr. Feryal İlkova, yol stresini bu şekilde yeniyor. Tam bir motosiklet tutkunu olan İlkova’nın İstanbul trafiğinde yaşadığı enteresan olaylar tabii ki var.
Kim der ki bir doktor, hastasını tedavi etmeye kasketini takıp, motosikletinin pedalına dokunup, yüzünü rüzgarın kollarına bırakarak gelecek. Sanki bir masal gibi; ama bu masalı Memorial Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü Başkanı Doç. Dr. Feryal İlkova yaşıyor. Motosikletli doktor, 11 yaşından beri İstanbul yollarında her Allah’ın günü Avrupa yakasından Anadolu yakasına taşınıyor. Feryal Hanım’ın okul hayatı ile başlayan uzun yol hikayesi iş hayatı ile devam edince çareyi motosiklet kullanmakta bulmuş. Zira motosikletine binince İstanbul trafiği ile daha kolay baş edebiliyor. Ee kolay değil; tam da iş saatlerinde Küçükyalı’dan Okmeydanı’na gelmek. Neredeyse iki saatlik yolu motosikletiyle 20-25 dakikaya indirmiş durumda. İlkova, bunu yaparken de trafik kurallarını ihlal etmiyor. Aksine pürdikkat yolculuğunu tamamlıyor. Zamanla motosiklet kullanmak tam bir tutku halini almış. Çok yoğun ve stresli bir işte çalıştığı için mesaisi biter bitmez motosikletine binip kendini rüzgârın kollarına atıyor. O an yaşadığı her şeyi motosikletinin arkasında bırakıp farklı bir boyuta geçtiğine inanıyor. “Bizim halkımız trafikte özellikle bayanları çok horluyor, bundan siz de nasibinizi alıyor musunuz?” diye soruyoruz. Çok nadir olarak sıkıştırıp yol vermeme durumları ya da hız yaparak sağından ya da solundan geçtikleri oluyormuş; ancak hiç de umurunda olmadığını vurguluyor.

Motosikleti bir spor olarak yapmak da hoşuna gidiyor. Aslında hayatının her döneminde spora yer açmış. 10 yıl voleybolla uğraşmış, sörf yapıyor, tenis oynuyor, kayak kayıyor, daha ne yapsın? Yani her telden spor olayı ile ilgileniyor. İki yıldır motosiklet kullanıyor; ama bu sürede trafikte maceraları da az olmamış. Mesela; Boğaz Köprüsü’nü ilk kez geçerken kuzeyden esen rüzgarın çok şiddetli olabileceğini hiç tahmin etmemiş. Ve o an kendini ölüyor zannedip “anneciğim, anneciğim” diye bağırarak karşıya geçmiş. Ama bu olaydan da kendisine ders çıkarmayı bilmiş. Bundan sonra sürekli hava durumunu, rüzgarın yönünü takip ediyor, yetmiyor, yelkenciler sitesine girip nereden kaç şiddetinde eseceğine kadar hesap yapıyor. Düştüğü de olmuş; ama çok şükür hiç kaza geçirmemiş. Bu dikkatliliğini de, “Trafikte sadece kendime bakmam, yanımdaki, önümdeki araca da bakarım, önüme atlayacaklara dikkat ederim.” diyerek açıklıyor.

***

‘Doktoru motosiklete biniyor’ dedirtmem!

Ailesi uzun yol trafiğinde kaza yapma riskini düşünerek pek motosiklet kullanmasını istemiyor. Ancak İlkova, düzgün ve dikkatli olunduğu sürece araba kullanmaktan pek farklı olduğunu düşünmüyor. Motosiklet kullandığını öğrenen hastalarından da enteresan tepkiler alıyor. Hele bir tane hastasının söylediklerini hiç unutamıyor. Hastası “Ne demek benim doktorum motosiklete binermiş, ben kendime doktoru motosiklete biniyor dedirtmem. En iyisi ben size bir araba ve şoför vereyim.” demiş. Ama bu tarz tepkiler de İlkova’nın hiç umurunda olmamış.

Sevgili doktorumuz, kendisindeki bu motosiklet aşkının kaza yapmadığı müddetçe böyle sürüp gideceğine inanıyor. Allah sağlık verdiği, güç kuvvet verdiği müddetçe de rüzgarın serinliğini hep böyle yüzünde hissedecek. Ne diyelim, Allah yolunu açık etsin.




--------------------------------------------------------------------------------


Motosikletli doktordan seçmeceler


* Sabah hastaneye motosiklet ile gitmemişsem bir an önce eve gidip, üzerimi değiştirip bir yarım saat rüzgarı yüzümde hissedip dolaşıp geliyorum.

* Küresel ısınmanın olduğu çağda daha az yakıt yakıyorsun, daha az çevreyi kirletiyorsun, zamandan tasarruf sağlıyorsun.

* Sabah erken vakit yol kenarından gelirken biçilmiş taze ot kokuları burnuma geliyor. Bu da bir dinçlik veriyor, enerjimi yükseltiyor.

* Ailem motosiklet kullanmamı istemiyor aslında. Başıma gelebilecek kazalardan korkuyorlar. Onlar beni hâlâ evin önünde kullanıyorum zannediyorlar.

* Motosiklet kullanmaya başladıktan sonra daha iyi araba kullanıyorum. Çünkü motorla giderken arabaların yaptığı hataları daha iyi görüyorum.

* Motor ince ve çevik bir araç; ama bir o kadar da tehlikeli. Kaldırımdan gitmek, ters yola girmek çok dikkat istiyor. Motosikletin düzgün kullanılması lazım. 
Sayı: 96
Bölüm: Aktuel
cumaertesi.zaman.com.tr den alıntıdır.






İstanbul Riders Arşivi