dsaasdasdsaddsa

PostHeaderIcon 6. Emok Festivali Gezi Yazısı

Bu yıl o kadar muazzam bir gezi yaşadık ki, hayatımda geçirdiğim en güzel aktivitelerden birtanesi oldu. Yola çıkışımızdan İstanbul’a geri dönüşümüze kadar herşey mükemmel ötesiydi. Emok motosiklet festivali ve İstanbul Riders’ın bu gezi ile ilgili yaşadıklarını fotoğraflarıyla bu yazıda bulabilirsiniz.

Bu yıl o kadar muazzam bir gezi yaşadık ki, hayatımda geçirdiğim en güzel aktivitelerden birtanesi oldu. Yola çıkışımızdan İstanbul’a geri dönüşümüze kadar herşey mükemmel ötesiydi.

İlk biz Ali İhsan’ın evinde gece 2 buçuk saat uyuduktan sonra saat 04:40′ta Eskihisar feribotunun oraya doğru yola çıktık. Sevgili mıstık (slavezero) bizi köprü girişinde bekliyordu. Ancak kafama takıldı. Mıstık Üsküdar’da oturuyor, köprü gişelerinde bizi beklemek için köprüden Mecidiyeköye gidip ordan geri mi döndü? Yoksa ters yönden girip gişelerin oraya mı geldi? Hala gizemini koruyan bi sır bu!

Bastık gittik oradan Eskihisar’a saat 05:36′da vardık. (Saate bakmıştım:D)  Sevgili Tunç abi ve eşi ve alper bizi saat 5′ten beri orada bekler olmuşlar. Sabah kahvaltımızı yaptık ve atladık feribota. 4 motosiklet feribotta çay içe içe, geyik yapa yapa vardık karşı kıyıya ve şöööyle birbirimize gözü pek bakıp açtık kontağı verdik kazı olduk yolda tazı misali sürdük sarp tepelere motorlarımızı.

İznik’e varıp hemen orayı geçtikten sonra Yenice mi? Yenişehir mi? ne? oradan dağlara tırmandık. Milletin erik yiyesi tutunca bizde birer sigara derken çekildik fotoğraflarımızı.

Beleş ekşi kızılderili saçı tadındaki erikleri talan ettik bi mükabele…

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Millet erikleri yiye dursun, Tunç abinin eşi ışıltan abla’da o sırada Sinek Şehitliğine dönen kasklarımızı bize bir kıyak yapıp karbon floro fiber optik beziyle silivermiş pekte cici ve iyi olmuş derken teşekkür ettik kendisine. Geride kalan Sinek şehitlerinin bebelerine de başsağlığı demek zorunda kaldık.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Tunç abi’de bir fiyakalı poz attı kamerasına yemin etmem gökler karardı yağdı yağmur çaktı şimşek oldu.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Sonra bol kıvrımlı bir o kadar manzaralı sofistike ve egzotik orman yolları eşliğinde o virajları yatıp dizlerimizi yere sürtme hayalleriyle sürtemeden döne döne arşınları aştık, az gittik uz gittik kahvaltı diye Ali İhsan’ı deli ettik. Ali İhsan’da sağolsun hiç bizi kırmadan kontak açtıktan 180 km sonra haşatımız çıkmış şekilde bir güzel kahvaltı edip (Sucuğuda bir güzeldi ki emmmee çok fenaaa parnak ısırttıydı) kelle başı 3 ytl’ye deli danalar gibi yedik. Doyduk. Birde AYI vardı orada ona da iki ense tokat yaptık tabi.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Ense tokat demeye alper ayıyla konuşup dertleşmeye başladı. Konuştuğu şeyde yediği balın ne kadar tatlı olduğunu ölmüş dondurulmuş ayıya anlatmaya çalışmasıydı. Anlamadı ayrı mesele.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Az gittik uz gittik derken geçen seneyi yadettik. Hele Kırka yoluna bir otoyol yapmışlar git git bitmez, dümdüz dönmez bir güzel yağlı kaymaklı yol derken ileride herkes toz bulutu ve stabilize yolu görünce “Nası kaçsak? tarlaya mı dalsak?” diye eminimki homurdanmaya başladı derken ulu manitumuz Ali İhsan bize o yolla ilgi ve alakamız olmadığını, o yolun sosyetimize uymadığını ve Seyitgazi tabelasının yan yol olduğunu gösterince ben koştum koştum (Bakınız ağır çekimde koşuyorum ama) ve ali ihsanın kucağına atlar gibi yapsamda tabelayı öptüm. Yok orası öyle değildi. Neyse konuyu dağıtmayalım.

Emmi velakin o yolu geçtikten sonra vardık EMOK festival alanına. Mustafa tabutunu satıp çadır almış nasıl olduysa. Onu görünce tamam sorun yok dedik ve çadırları kurmaya başladık. Ali İhsan tabi prof olmuş mevzunun özünde 3 dakikada çadırını kurdu, elektrik su tesisatını döşedi, içine adsl’ini bağlattı ama ne laptop ne bilgisayar getirmedi. Sırf fors attı bize Cheesy

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Neysecığıma, çadırkent’in kurulumu devam etti tabi.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Buda Tunç Beyciğlerimizin yeni yazlık evi. Kapıyada çekmiş sıfır burgman’ı ama oda nesi unutmuş deniz yatağını. İlk geceden kitlendi tabi her yanı sabah volteren’i tanesi 9 ytl’den satacaktım kendisine ama Kırka’da para birimi yok. Para birimi = alkol. Mesela 1 bira’ya birinin çadır pompasını kiralayabiliyor 2 biraya çadırını kiralayabiliyorsunuz. Neyse Tunç beyciğimizin çadırı bu işte.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Evet buda çadır kurmanın verdiği haz’ın resmedilişi.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Birtakım stratejik kararlar aldık. Mekanı parselledik alayına isyan dedik giydik İR T-Shirtlerini doğaya karşı geldik. Biz burdayız dedik ama doğa bize koydu postasını, siz burdasınız ama göl’ünüzü kuruttum alın babayı dedi bize. Tabi bu fotoğrafta göl yok. Bizim stratejik karar alma aşaması var.


~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Eh yani Işıltan abla, onca yolu Tunç abiyi artçı olarak taşıdın. Böyle gururlu bir fotoğraf karesi hakkındır. Tunç abi rahat durmadı ki, minicooper’lara kamyonlara “Alırım aynanı” demekten hep motorun dengesi bozuldu. Neysee işte telefon çalıyo bi dakkaa gelcem..

Geldim.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
İşte neyse canım burası da bizim mesken oldu böylelikle. Stratejik karar alma mekanizmamız her gelenin pankartımızı görebilmesi açısından görme açısını iyi ayarladı durum alttaki şekilde.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Ben mevzuya el attım tabi. Mekan önüne parkeden her motorun yanına yaklaşıp “Abi hoşgeldiniz” diye lafa girip deynekçilik yaptım. Bira paraları çıktı şaka maka Cheesy

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
İlk günümüz bir makara bir makara geçti ki sormayın. İçtik sonra uyuduk. Ne bilelim sabahın köründe bizim Kene tayfası ve ekurilerinin geleceğiniz. Alp, berrin, kene, zeki, yaşar, esmeray, ferit, sevgi, sedef, nihal, uğur, serdar usta, mete ve eşi hikmet abla hepsi o sabah geldiler yanımıza ama asıl ekşına bakın.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Sonra kene geçen senenin intikamı olarak sen gel köpeği, benim çadırımın fermuarını açıp içeri sok. Ben bir uyandım köpek üstüme çıkmış çadırın içinde üstümde sektiriyo bana, dedim bu ne kovdum hergeleyi. Tam o sektirme ve köpeği dışarı atma anından sonraki benim utanç içindeki yüz halim.

Buda üstümde sektiren köpek. Yordum hayvanı canını çıkarttım  Roll Eyes

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Keneyle zeki EMOK’taki yastıkların üstüne yazıldılar tabi.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Ali İhsan’da 3 Bira karşılığı çadır kurma işine girdi. Adam bira’ya para ödemedi. Alpet’te cıktı acısı, bana yaradı bi depo beleş benzinim oldu ehueh

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Bir güzel milletçe kahvaltı ettik muhabbet kurduk. Arkadaş olduk.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Harbi bordo bereli gibi çıkmışım haaa komdando

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Tunç abi bu motora bindi, motor kırkalının birininmiş. Dönüş günü biz giderken adam bağırıyodu arkadan “Laaa motorumu gagtırıyniz laa” diye anlamadık. Meğer tunç abi motoru bozmuş.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Bende orman ambiansına ayak uyduruyorum tabi.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Ferhit ve kızı Lina

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Burada da Alp’in kafasının yarılma sahnesi kare kare. Bu alp sforzası tatlı su forzası olacam diye girdi suyaaaaa,

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Yaşar abi’de mayosunu evde unutmuş donla suya girmem diye kıskandı alp’i kafaya eşşek ölüsü gibi taşı fırlattı alp’in kafa mafişş… Aha kafası yarıldı klasiği oldu ve Yaşar abi “Yardım yardım” diye bağırıp çığlıklar attı.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Sonracıma, İstanbul Riders olarak Emok’un Power Rangers ve tayfası modundaydık. Giydik Rangers kostümlerimizi ve Suzuki’nin düzenlediği AN yarışmasına katıldık. Kralına gider yapamadık çünkü kene kullanamadı olmadı abi. Neyse Rangerslar kare de…

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Berrin’de gitmiş bulmuş tam kız çadırı. Zaten emokta 5 – 6 çeşit çadır vardı. Bunlar orta sınıftı. Bir de Emok sosyetelerinin kullandığı üst tabaka çadırlar vardı. Ağaçların ilerisi zaten Emok’un etileri gibiydi. Sosyete çadırları. Halk tipi çadırlarda klasik carrefour, bauhaus, praktiker, metro’dan alınan çadırlardı. İyi reklam yaptılar.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Sevgi’de bir suratsız bir suratsız, neymiş efendim çadır yatağı neden pembe deyilmiş miş peeeeehhh..

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Berriin, bir gün İstanbul Riders’ın dergisi çıkarsa bil ki kapakta bu foto kullanılacak Cheesy Orjinal olmuş…

Yardırgen

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Mete Vehbi Koç gibi çıkmışsın zoom’mu oldun ne oldun? Hikmet abla tutmuş belinden sıkı sıkı rahat dur der gibi de? Yüz ifadesine bak metenin saniyenin 1/654 ü fırlamalık var zihinde. Anladın sen onu meteeee Cheesy

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
5 ytl’ye ne yenir?
1 Saç kavurma, sonsuz ayran, sonsuz salata, sonsuz çay. Yediğimiz mekan. Yemekten öcneee

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Riders on air abicim

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Millet bir güzel de Seyitgazi gezisi yapıyor.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Akşamüstü birde güzel muhabbetler ettik ki sormayın tam kakara kukara falan.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Tabu oynadık sayemde hiçkimse kazanamadı. Eşsiz ulu bilgi hazinem sayesinde her kelimeyi daha kart çekilirken Mavi kısmını gördüğüm için hep bildim.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Emok’ta aşk başkadır.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Uğur bey’in parmağına odaklanıp 25 saniye ona bakmanızı istiyorum sizden. Sonuç aynı parmak.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Alp sabah 6′da başladı içmeyee giderken yine içiyodu. Bunlarda meşhur şarap damacanalarımız.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Yukarıda Allah var görüyor. Star Wars bizim Sea Bike Wars’ın yanında yan çizmiş abi. Resmen efendi yoda gibi dart vader ve light vader’lara karşı savaştım. Havadan karadan ve denizden taarrruz etselerde çıkardım ışınlı deniz bisikletimi alayına gider yaptım. Gerisi yoruma kapalıdır.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Aha arkada alp karadan havan taşlarıyla Kruvazörlere saldırıyor.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Of diyorum ki off yani, ilk akşam Cahit Berkay’ın konserine diyecek yoktu. Adam kral adam vesselam. Ancakk ikinci akşam Kurtalan Ekispress’in konserinde içtiiik çoştukkk ağladık bağırdık. Sonuç, boş şarap damacanaları, harap olmuş ses telleri oldu.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Sabahlara kadar kafalar güzel bağırdık göl kenarında mod on kelle idi hepimiz. Hele geceleri benim patlak çadır yatağımı nefes alıp alıp şişirirken çıkarttım “haaauuuppppp fusssssssss haaağuuppp fussssssss” sesleri akşamların imzası oldu. Millet gülme krizine girdi. Krubayla alıp veremediğim neydi bilmiyorum hatırlamıyorum ama sıkı giydirmişim elemanlara derken pazar sabahı oldu ve dönüş yoluna hazırlık Mete’nin “İSSSTANBULLLL RİDERSSSSSS GEDD AAAAAAAAAAP” diye ardı ardına Nazi biyoloji mühendisleri gibi bağırmasıyla düdük öttü. Tabi Ali İhsan bunu da fırsat bildi ve Bira karşılığı çadır toplama işinden yine voleyi vurdu ehuea aşağıda fotoğrafa bakın şimdi Ali İhsan bu işi nasıl yürütüyör görelim.

1- Burada görüldüğü üzere kalabalığı fırsat bilip eli nal toplayan çadırperesti gözüne kestirip “Şişşttt oğlummm o öyle olmaz bak” diye zarflıyor.

2- Çadırı elemanlara toplatıp (sözle direktifler vererek) durup dururken milleti kendisine borçlandırıyor. Sistem bu. Gerçi sedef kamerayı farketmiş  Roll Eyes

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Evet açıyoruz kontağı başladık dönüş yoluna.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Bir aksi başladı ki dönüş yolu. Ali ihsanın lastiği patlamış. Bir gittik lastikçiye kafam kadar çivi girmiş. Fitil tutmadı. Bizde aldık kenenin kafayı fitil niyetine soktuk lastiğe. Tuttu. Şimdi siz lastik fotosu bekliyosunuz ama yok öyle bişi abicim. Tunç abinin fotoğrafını koyuyorum.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Aç susuz kahvaltı yaptığımız yere kadar sürdük kafamız çalıştı harııı harııı harıı diye. Geldik mangal başına yediiiik.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Her zaman derim. Doymuş adamın pozu başkadır.

Yerkennee

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Şimdi burada olay acayip. Çiftlik direk kurtlar vadisi olmuş. Bu aşağıda görünenin adına Polat Alemdar taktık. Gömleğini yakaları dik mik falan. Hele 3 tane keklik vardı onlarda direk memati falan. Siyah giyen adamlar modunda her şeye musallat oldular. Ama 3′ü senkronize haraket ediyor.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Mustafa gözün doysun. Yiyemedin köfteleri.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Neysecığıma. Sonra oradan çıktık topluca yola. Dedik hadi gidelim Bursa Uludağ’a. Ne bilelim dağın tepesi 14 dereceymiş. Kavrum kavrum kavrulan millet tir tir titremeye başladı. Eee netti gari? Çay içtiiiiik.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Millet çay içerken biz dedik dağın zirvesine çıkalım. Taşltı topraklı yollarda 4 5 motor çıktık. Ali İhsan’ın maşşşallahıı vardı otobanda gaz çeker gibi off road’da gaz çekiyodu. Bi ara arka lastiğini burnumun dibinde gördüm ama frenler kurtardı derken çıktık zirveyeeeeee..

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Biz şu ilerideki manzaranın içini çok merak ettik. Gittik Ali İhsanla beraber ne var diye.. Aynı.. Ot’tan başka bişe yoktu.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Kenelerde bitti zirveee

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Zirve bahane enduro şahane

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Dedik poz verelim. Millete gösterelim Cheesy

Sıra Ali İhsan’da tabi.
http://img521.imageshack.us/img521/2496/1008920rt8.jpg

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Abi bu karede bir bağırdı ayıp şeyler söyledi anladınız siz onu, yeminle İstanbul’a kadar ulaşmıştır. Kenenin kulakları çınlasın Cheesy Yalnız bir diğer konu bu sahne Dünyayı Kurtaran Adam filminde Cüneyt Arkın’ın peluş yaratıkları dövmeden önce kameraya verdiği pozla aynı. Mekan ambiyans hepsi full abicim.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Manzaraya bak of ki ne offf havada ısı yoktu dondum.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Kene’de alamanyadan gurbette mercedes almış amcalar gibi foto çektirmiş. Onlarda böyle dururlar.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Buda gidişattan foto

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Tunç abiye helal olsun o kötü yola sıfır motorunu soktu ya başka birşey demiyorum.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Yaşar abide Transalp’le mantara bağladı Cheesy Şimdi yazarsın abi sen buna istinaden “Ama cenkçim şu oldu bu oldu diye..” ehueheae çok pisim ben ya  Cheesy Dışarıda kediler bağırıyo şu an mevzu var. Bi kova soğuk su atıp geliyorum.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Geldim. NEyse indik zirveden içtik çaylarımızı.

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Dönüş yoluna koyulmadan Uludağ’ın karsız hali. Beceren Otel muhabbeti de ayrı makaraydı tabiii Cheesy

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Evettt uludağ’dan sonra nonstop Feribota gittik. Feribotta bi hacet görmeye gittim derken tayfanın tamamı kaybolmuş. Meğersem geminin miçosu bizimkileri görmüş “Özgür çocuklar sizi özgürlüğe davet ediyorum” diye iş atmış bizim tayfaya. Bende garibim 8 tur attım millet nerede diye. Sonra mantık yürüttüm herhalde ben bunları ararken onlarda benı arıyolar geçişiyoruz dediğim sırada geminin büfesindeydim. O an sanki dünya aydınlandı zaman durdu ve içimi bir kıpırtı aldı. Koskoca feribotun kaptanı benim ismimi sayıklayarak beni kaptan köşküne davet etti. O an ben güverteye çıkarken bana doğru yönelen kıskanç bakışları görmeliydiniz. Dehşet bir histi o haz. Ve laz kaptanın alet edevatını karıştırıp biraz makara yaptıktan sonraaaa resimlere bakalım hemenn,

Ben geminin dümeni devraldım ve karaya kadar yanaştırdım. Kaptan bir ara bana sordu nasıl öğrendin bunu kullanmayı diye, durumu anlattım ve beni tebrik etti derken motorlarımıza bindik ve inanılmaz bir geziyi kazasız belasız noktaladık.

Gelen herkese teşekkürler. Seneye tekrarında görüşmek ümidiyle. Tüm herkese ne kadar kaliteli bir aile olduğumuzu gösterdik. Herşey 5/5′likti. Bir yıl sonra EMOK 7′de görüşmek üzere. Parmaklarım koptu.

Yazıya yorum yapın.

You must be logged in to post a comment.